iPhone ve iPad hakkında bilmek istemedikleriniz

  2012-01-26
Birkaç gün önce The New York Times’ta Apple’ın üretim süreçleri ve maliyetlerine yönelik Charles Duhhigg ve Keith Bradsher imzalı çok güzel bir derleme yayımlandı (nyti.ms/w3RHZj). O yazının akılma getirdiklerini kendi notlarımla harmanlayarak birkaç bilgi paylaşarak günümüzün teknoloji üretim ve tüketim dengesine dair birkaç bilgi paylaşmak istedim. Altın çağını yaşadığı 2011 yılında Apple’ın geliri 108 milyar dolar oldu. Bunun büyük bir bölümünü hemen herkesin bir şekilde ilgisini çekmeyi başaran iki popüler ürünü; tablet bilgisayarı iPad ve cep telefonu iPhone’a borçlu. Bilgisayar satışları ise tüm zamanların en yüksek düzeyinde. Firma sadece geçen sene 70 milyon iPhone, 30 milyon iPad sattı. Diğer ürün satışları 70 milyona yaklaşıyor.
 
Detaylar için tıklayınız
   
Bildiri Arşiv
 
 

iPhone ve iPad hakkında bilmek istemedikleriniz

 
 
  Vardık! Varız! Varolacağız!
 
 
  Yeni bir küresel sosyal düzen için elit plan
 
 
  Bütün Kırmızı Mürekkep Duvarlara!
 
 
  Devrim sürüyor
 
 
  Ahmet Şık'ın yargılayan savunması!
 
 
  Starbucks karşı-işgali ve öğrenci muhalefeti
 
 
  Yeni Sol ve Latin Amerika
 
 
  Unutmadık!
 
 
  Internet çağında sosyal muhalefet: masabaşı “militanları” ve kamu entellektüelleri
 
 
Sol Tırmık
 
Alçaklıkta sınır yok!

“Dört Bir Taraf”ın sola küfrü varlık nedeni haline dönüştürmüş kadını, şimdi de “Hrant Dink Birgün gazetesinden Ermeni olduğu için çıkartıldı” demiş. 

 
Detaylar için tıklayınız
 
 
Sen hayata bir devrimci olarak atıl, sonra da devletin ideolojik aygıtı olarak noktala! Çok acı!

Oral Çalışlar Neden Böyle Yapıyor?

 
Detaylar için tıklayınız
 
 
Sosyalizm ve ‘insanlığın ortak değerleri’

Halil Berktay’la tartışmamız, son yazdığına baktığımda, zaten bildiğim şeyi doğruladı: yani, aramızdaki mesafenin çok açık olmadığını. “İyi bir tarihçi, bilmeden de olsa Marksizm’den etkilenmiş olmalıdır” yollu sözünü hatırlatmıştım (ben gayet iyi hatırlıyorum): o da, “Ne zaman söylemişim? Sarhoş muydum?” falan dedikten sonra, geçen gün, bunun ne anlama gelebileceğini yazmış. Evet, ben de zaten onları anlamıştım, o gün konuşurken söylediği o sözden. Marx, tarihyazımına, tarihin analizine, ondan önce orada bulunmayan yeni kavramlar, yeni ufuklar getirdi. Hiçbir şey yapmadıysa, “belirleme” sorusunu bilimsel ciddiyetle ortaya koydu. Tarihçilik bugün de, “ne oldu?”dan çok, “nasıl oluyor?”a cevap aramak değil midir?

 
Detaylar için tıklayınız
 
 
Tüm Yazılar
 
 
Mail Listesi
 
Mail listemize kayıt olarak son haberler
ve güncellemelerden anında haberdar olabilirsiniz...
Kayıt Ol Çık
 
2007 © GüncelSol | Tüm hakları sola serbesttir.
designed by dei
 
Ana Sayfa Biz Kimiz İlkelerimiz Manifestomuz Bildirilerimiz Çalışmalarımız Etkinliklerimiz Haberler İletişim